
Kalp krizi denilince çoğumuzun aklına filmlerdeki gibi dramatik bir sahne gelir: Göğsünü tutan, yere yığılan bir insan… Oysa kalp krizleri her zaman bu kadar gürültülü ve belirgin olmayabilir. Bazen o kadar sinsi ve sessizce gelir ki, kişi kriz geçirdiğinin farkına bile varmaz. İşte bu duruma “sessiz kalp krizi” diyoruz. Adının “sessiz” olması sizi yanıltmasın; bu kriz de en az diğerleri kadar ciddidir ve kalpte kalıcı hasara yol açar. Bu yazımızda, bu sessiz tehlikeyi, onun fısıltı gibi belirtilerini ve kimlerin daha çok dikkat etmesi gerektiğini ele alacağız.
Sessiz Kalp Krizi Nedir ve Neden Fark Edilmez?
Sessiz kalp krizi, tıpkı klasik bir kalp krizi gibi, kalbe kan taşıyan damarların tıkanması sonucu kalp kasının bir bölümünün oksijensiz kalarak hasar görmesidir. Onu “sessiz” yapan şey ise belirtilerinin tipik kalp krizi semptomlarından çok farklı olmasıdır. Bu belirtiler genellikle daha hafiftir ve mide rahatsızlığı, grip, yorgunluk gibi daha masum görünen başka durumlarla kolayca karıştırılabilir. Bu nedenle, birçok insan haftalar, aylar, hatta yıllar sonra rutin bir doktor kontrolü sırasında, çekilen bir EKG (elektrokardiyogram) ile kalp krizi geçirdiğini öğrenir.
Klasik ve Sessiz Kalp Krizi Belirtileri Arasındaki Fark
Peki, bu “fısıltıları” gürültüden nasıl ayırabiliriz? Aşağıdaki tablo, klasik ve sessiz kalp krizi belirtileri arasındaki temel farkları anlamanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, sessiz kalp krizinin belirtileri o kadar belirsiz olabilir ki, bazen hiçbir semptom görülmeyebilir.
Klasik Kalp Krizi Belirtileri | Sessiz Kalp Krizi Belirtileri |
|---|---|
Göğüste şiddetli ağrı, baskı, sıkışma | Mide ekşimesi, hazımsızlık veya geğirme |
Sol kola ve çeneye yayılan ağrı | Çene, sırt veya kollarda hafif bir sızı veya ağrı |
Yoğun nefes darlığı | Açıklanamayan, ani ve aşırı yorgunluk |
Soğuk terleme ve baş dönmesi | Grip benzeri bir kırgınlık hali |
Mide bulantısı ve kusma | Hafif baş dönmesi, sersemlik hissi |
Gördüğünüz gibi, sessiz kalp krizinin belirtileri, “Bugün kendimi iyi hissetmiyorum” veya “Dün gece ağır yedim galiba” diyerek geçiştirebileceğimiz türden şikayetlerdir. İşte tehlike de tam olarak burada başlar.
Kimler Sessiz Kalp Krizi Riski Altında?
Sessiz kalp krizi herkeste görülebilse de bazı kişiler daha yüksek risk altındadır. Bu risk faktörleri, genel kalp hastalığı risk faktörleriyle büyük ölçüde örtüşür:
Sessiz Tehlike Nasıl Anlaşılır ve Ne Yapmalı?
Sessiz kalp krizi, doğası gereği genellikle olay anında teşhis edilemez. Tanı, genellikle krizden sonra, başka bir sebeple yapılan doktor muayenesinde konur. Doktorunuz, çektireceği bir EKG veya ekokardiyografi (kalp ultrasonu) ile kalbinizde daha önce bir hasar oluşup oluşmadığını anlayabilir.
Bu durumun en önemli sonucu şudur: Risk faktörleriniz varsa, düzenli sağlık kontrollerini asla ihmal etmemelisiniz. Vücudunuzun gönderdiği belirsiz ve hafif sinyalleri göz ardı etmeyin. Özellikle risk grubundaysanız ve normalde olmayan, açıklayamadığınız bir yorgunluk, hazımsızlık veya hafif bir rahatsızlık hissediyorsanız, “bir şeyim yok” demeden önce temkinli olmakta fayda var. Şüphede kaldığınızda bir sağlık kuruluşuna başvurmak her zaman en güvenli yoldur.
Aydın’da Kardiyoloji Profesörü Doktor Ceyhun Ceyhan: Vücudunuzun Fısıltılarını Dinleyin
Sessiz kalp krizi, kalp sağlığının ne kadar karmaşık ve dikkat gerektiren bir konu olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor. Her kalp krizi filmlerdeki gibi gelmez. Bazen en büyük tehlikeler, en sessiz adımlarla yaklaşır. Bu nedenle, önceki yazılarımızda da vurguladığımız gibi, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, risk faktörlerinizi yönetmek ve düzenli doktor kontrollerinizi yaptırmak, bu sessiz tehlikeye karşı alabileceğiniz en güçlü önlemlerdir. Vücudunuzun size gönderdiği fısıltıları dinlemeyi öğrenin, çünkü bazen en önemli uyarılar en sessiz olanlardır.
Merhaba! Randevu, istek ve önerilerinizi WhatsApp üzerinden iletebilirsiniz.
🟢 Online
